Ne önemi var? Pek bir önemi yok. Sadece uyumadığımdan, bir şey yapmak istediğimden.Uyumamamın da özel bir nedeni yok.Sabah kalkmak gibi ağır bir işten kurtulmak tek amacım. Gün boyu ne halde olurum orasını pek bilmiyorum bak.Deneyip göreceğiz. Lanet sorumluluklardan kurtulsaydık bi. Ne bok yiyeceğimizi görür , daha adam akıllı sıkıntıları dert ederdik.Adam akıllı şeyler için sabahın köründe kalkardık. Ya da adam akıllı şeylere çalışmadığımız için içimiz içimizi yerdi. Ya da bu kadar uzun cümle kurmanın ne kadar sıkıcı olduğunu görüR, bu konuda kısa cümle alıştırmaları yapardık. Ya da bir nefese olurdu. Tanıdık tanımadık ama en az tanıdıklar kadar bana aşina.Onlar kadar beni benden alan. Başını ve sonunu bilmediğim şeyler işte. Onları tekrar yaşatacak bir nefese olur muydu?
Aşk diyorum ,kendimi onunla tamamen unuttuğum.
4 Haziran 2011 Cumartesi
Hissedilemeyen Bir Şubat
Yedi Tepe İstanbul'u da bitirdim. 4 mevsim daha yaşlanmış gibiyim.Dört mevsim daha yaşamış gibi.Oarada olmayı isterdim.O konakta ne güzel olurdu. Sıkıntı olurdu ,kahkahalar olurdu.Olurdu işte.Adını bildiğim bilmediğim tüm duygular ,hisler yaşanırdı.
Acıları paylaşmanın çözüm olabileceği doğru da sıkıntılar kimseyle paylaşılmıyor. Pas tuttular içimde çıkmıyorlar.Pislikler.
"Her sabah hayata tutunabilmek için kendime yalanlar söylemekten bıktım."
Ne zaman söylediğim yalanların arkasında duracağım. Başıma ne gelecekse artık gelsin istiyorum.Buna hazır mısın? Değilim.
Acıları paylaşmanın çözüm olabileceği doğru da sıkıntılar kimseyle paylaşılmıyor. Pas tuttular içimde çıkmıyorlar.Pislikler.
"Her sabah hayata tutunabilmek için kendime yalanlar söylemekten bıktım."
Ne zaman söylediğim yalanların arkasında duracağım. Başıma ne gelecekse artık gelsin istiyorum.Buna hazır mısın? Değilim.
Mart Yağmurlu
"Kayboldum yolumu kaybettim ben
Oyunu Kaybettim
Dolanır durur ruhum"
Ağlamak rahatlık sağlamıyor.Biraz ağladım az önce ama henüz bir rahatlık ferahlık yok.Daha ağlayacak yerlerim var herhalde.İçerimdeki ağlamayan yerler ferahlık vermiyor bana.
Yenilgi!
Evet ancak bunu söyleyebilirim.Öyle alışık olduğum bir sözcük ki.Nerede yenilgiye benzer bir melodi duysam ağlayıp duruyorum. O kadar benden. O kadar alışığım. Hatta belirsizliklerin hepsini birer yenilgi olarak kurguluyorum. Sonu da kendim yazıyorum.İnanıyorum ona bu yüzden kendimi suçluyorum. Sonra asıl gerçek son ortaya çıkıyor ama kendi kurguladığım sonu daha inandırıcı bulup ona inanmaya devam ediyorum.
Ne büyük haksızlık kendime yaptığım. Ya da ben yapmadım hepsini değil mi? Oluverdiler işte.Ben de böyle oldum.Lanet!!
Oyunu Kaybettim
Dolanır durur ruhum"
Ağlamak rahatlık sağlamıyor.Biraz ağladım az önce ama henüz bir rahatlık ferahlık yok.Daha ağlayacak yerlerim var herhalde.İçerimdeki ağlamayan yerler ferahlık vermiyor bana.
Yenilgi!
Evet ancak bunu söyleyebilirim.Öyle alışık olduğum bir sözcük ki.Nerede yenilgiye benzer bir melodi duysam ağlayıp duruyorum. O kadar benden. O kadar alışığım. Hatta belirsizliklerin hepsini birer yenilgi olarak kurguluyorum. Sonu da kendim yazıyorum.İnanıyorum ona bu yüzden kendimi suçluyorum. Sonra asıl gerçek son ortaya çıkıyor ama kendi kurguladığım sonu daha inandırıcı bulup ona inanmaya devam ediyorum.
Ne büyük haksızlık kendime yaptığım. Ya da ben yapmadım hepsini değil mi? Oluverdiler işte.Ben de böyle oldum.Lanet!!
4 Mayıs Hala Yağmurlu
Mayıs yağmurlu işte.Ben de parçalı blutluyum. Niye yazmaya karara verdim? Uzun zaman oldu diye heralde. Otobüsteyim.Yanımda kıvırcık saçlı biri işte. İlginç oldu. Sonra hayal kurdum o daha bir ilginç oldu. Aynı durakta indik. Haha. Ne mi oldu? Bilmiyorum.Arkama baktığımda büfeden bir şeyler alıyordu.Tekrardan arkama baktığımda hala alıyordu. Sonra bakmadım. Ne bok yaptığını bilmiyorum. Kıvırcık darmadağın saçları vardı. Kıvırcık darmadağın başka bir adamı özlediğimi hatırlattı.Öyle siktir et.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)